Orman Endüstri Mühendisliği, birçok kişi gibi benimde üniversite tercihi aşamasında ismini öğrendiğim bir bölümdü. Bulunduğu üniversiteler, mesleğin içeriği ve iş alanı açısından zengin bir bölüm olmasına rağmen popülaritesinin az olması bölümün en önemli tercih edilmeme sebeplerinden birisi.

Bu konuda en büyük eksiklikler; fakültelerin öğrenci ve sektörden kendini soyutlaması, öğretim görevlilerinin ve eğitimin yetersizliği, mesleğin yeterince başarılı temsil edilmemesi ve mesleki dayanışmanın hiçbir zaman sağlanamamasını gösterebiliriz.

2012 yılında İstanbul Üniversitesinde öğrenim gördüğüm dönemde, 1972 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesinde kurulan ve binlerce mezun vermiş bir bölümü temsil eden tek bir sivil toplum kuruluşunun olmadığını fark ettik. 40 yıldır kim temsil ediyor bu mesleği? Orman Mühendisleri Odası mı? Ne yazık ki cevap bulamadık bu sorulara…

8 aylık bir çalışma sonucunda 2013 yılında Orman Endüstri Mühendisleri Derneğini kurduk. İlk başta bölümün ve mesleğin eksiklerini analiz ettik. Tüm çalışmalarımızı ve süreçleri şeffaf bir şekilde paylaştık. Bu sebepten ötürü, 5 yılda karşılaştığımız sorunlar ve geldiğimiz noktayı sizlerle paylaşmak mecburiyetinde hissediyorum kendimi…


1) Eğitim

Eğitim alanındaki çalışmalarımızın yeterli olduğunu söyleyemem, meslektaşlarımıza kayda değer bir fayda sağlayamadık bu konuda. Üniversitelerdeki eğitim konusunda ise elimizden geldiğince bazı öğretim görevlilerine sorunları ve önerilerimizi ilettik. Tahmin edebileceğiniz gibi bir çoğu bizi ve söylediklerimizi kulak ardı etti.

Çok şükür İstanbul Üniversitesi MÜDEK sürecine girerek birçok önemli reformu yerine getirdi. Bu süreçte fakülteye her zaman destek olmaya çalıştık. Sonrasında bu başarıyı Karadeniz Teknik Üniversitesi de gösterdi. Şuan bu iki üniversite haricinde yeni açılan Bursa Teknik ve İzmir Katip Çelebi Üniversiteleri dışındaki diğer tüm üniversitelerde öğrenci alımı durduruldu, bölüm kapanmaya götürülüyor.


2) Popülarite

Sektörün bizi tanıması için ilgili bir çok fuarlara katıldık, sektör temsilcileri ile tanıştık, kendimizi sektöre anlattık.

Bölümün tanıtımı için önemli internet çalışmaları yaptık.

Az tercih edilen bir bölüm olması dolayısıyla tercih eden öğrencilerin başarı oranı gittikçe düştü. Zamanla tercih eden kişi sayısı on kişinin altında kalan ona yakın fakülteye YÖK tarafından öğrenci alımı durduruldu.

 

 


3) Özel sektör

Özel sektörde meslektaşlarımızın karşılaştıkları sorunları analiz ettik, çözüm yolları üretmeye çalıştık. Sektör temsilcileri ve meslektaşlarımıza bu konuda bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirdik.

İlgili sektörlerde daha fazla tanınması ve işlendirilmesi için Oremder İnsan Kaynaklarını kurduk. Bugüne kadar 300’e yakın başvuru aldık, toplamda 28 meslektaşımızın iş bulmasına katkı sağladık.


4) Kamu İstihdamı

Orman ve Su İşleri Bakanlığı başta olmak üzere bir çok kamu kurumunda istihdam edilmesi gereken bir mesleğe sahipken ne yazık ki mevcut ve yeni alımlar trajikomik rakamlardan ibaret !

 

Meslektaşlarımızdan bu konuda her zaman yoğun bir geri dönüş aldık ve sonunda bir Ankara çıkarması yapmamız gerektiğine karar verdik.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve TBMM’de randevular aldık. Görüşmeye katılabileceğini belirten isimleri belirledik ve bakanlığa ilettik. Listedeki tüm öğretim görevlileri o gün bizimle gelmedi. Her zamanki gibi yalnızdık.

 

Hazırladığımız raporu ve meslektaşlarımızın hassasiyetini en yetkili makamlara sunduk. Orman mühendislerinin ve odasının kamuda ki lobileşmesi ne yazık ki bu konuda ilerlememizi zorlaştırdı. Bu kadar yalnız ve zayıf bir toplulukken bu konuyu çözmemiz imkansızdı.


5) Mesleki Dayanışma

Ülkemizdeki tüm orman fakültelerindeki orman endüstri mühendisi öğretim görevlilerine farklı zamanlarda özel olarak şahsen davet e-maili gönderdim. Yaklaşık 150 öğretim görevlisinden bir tanesi bile geri dönüş yapmadı. Sektörde bir yerlere gelmiş büyüklerimizi davet ettik, onların yaklaşımı daha vahimdi.

İş yapıcı eleştiri yapmaya, destek olmaya, katkı sağlamaya geldiğinde yönetimdeki arkadaşlar haricinde yanımızda kimseyi göremedik. Tüm bunlara rağmen tüm meslektaşlarımızı Oremder çatısı altında buluşmaya ısrarla davet ettik.

Kurulduğumuz günden itibaren çoğunluğu İstanbul Üniversitesinden olmak üzere birçok kişi bize katıldı. 440 üyemize buradan bir kez daha teşekkür etmek isterim. Binlerce mezunu olan bir mesleği temsil eden bir sivil toplum kuruluşuna bu katılımın kimse yeterli olduğunu söyleyemez.

 

Özellikle bu kadar büyük bir çoğunluğun; mesleki sorunlar konusunda bir şeyler yapmaya çalışan derneğini sahiplenmemesi ve iş sorumluluk alma noktasına geldiğinde deve kuşu gibi başlarını kuma gömmeleri, bir çok sorunun nedenini açıklar nitelikteydi.

Ne zaman sorunlarla karşılaşsak birlik olmak yerine sessiz kalmayı tercih ettik. Türkiye’nin en köklü orman fakültesini en köklü üniversitesinden ayırdıklarında, önce fakülte açıp sonra içerisindeki öğrenciyi, personeli, geleceği düşünmeden kapattıklarında, kamu da ki istihdam kapıları kapatıldığında, mesleki hak ve yetkilerimizin korunamadığında da olduğu gibi bu dayanışma aslında hiç bir zaman zaman sağlanamadı.

Tüm meslektaşlarımın bu konuda bir kez daha uyarıyorum, kendimize gelmek için daha ne olması gerekiyor? Tüm meslektaşlarımızın, fakültelerin biran önce kendine gelmesi gerektiğine inanıyorum. Yoksa bu anlayış ve duyarsızlık ile kim bilir mesleğimiz daha neler ile karşılaşacak ?